Tansiyon hastaları oruç tutabilir mi sorusu her Ramazan döneminde sıkça gündeme gelmektedir çünkü hipertansiyon toplumda yaygın görülmektedir. Uzun süren açlık ve susuzluk süreci damar sistemi üzerinde doğrudan etki oluşturmaktadır. Tansiyon dengesi sıvı hacmi, damar direnci ve kalp debisi ile belirlenmektedir. Oruç sırasında bu üç mekanizma birlikte değişebilmektedir. Bu nedenle hipertansiyon tanısı bulunan kişilerde bireysel risk analizi yapılmadan karar verilmemelidir.
İÇİNDEKİLER
Hipertansiyon çoğu zaman belirti vermeden ilerlemektedir ancak ani değişimlerde ciddi semptomlar ortaya çıkabilmektedir. Oruç sürecinde öğün saatleri değişmektedir ve ilaç kullanım düzeni farklılaşmaktadır. Bu değişiklikler bazı hastalarda tansiyon yükselmesine neden olabilmektedir. Bazı hastalarda ise belirgin düşüş gelişebilmektedir. Her iki durum da organ hasarı açısından risk oluşturmaktadır.
Oruç Sırasında Vücutta Oluşan Fizyolojik Değişimler
Oruç süresince vücut enerji kullanım şeklini değiştirmektedir çünkü dışarıdan besin alımı kesilmektedir. İlk saatlerde karaciğer depoları kullanılmaktadır. Süre uzadıkça metabolik adaptasyon başlamaktadır. Bu adaptasyon sürecinde stres hormonları artabilmektedir.
Kortizol ve adrenalin düzeyindeki artış damar tonusunu etkileyebilmektedir. Damar direnci yükseldiğinde tansiyon artabilmektedir. Özellikle kaygı düzeyi yüksek bireylerde bu etki daha belirgin yaşanabilmektedir. Gün içinde halsizlik yaşayan bazı hastalarda ise tansiyon düşebilmektedir. Bu nedenle oruç süreci sabit bir etki göstermemektedir.
Ayrıca uyku düzeni değişmektedir çünkü sahur nedeniyle gece bölünmektedir. Uyku kalitesindeki azalma tansiyon kontrolünü bozabilmektedir. Gece yeterli dinlenemeyen bireylerde sabah saatlerinde tansiyon yüksek seyredebilmektedir.
Susuzluğun Tansiyon Üzerindeki Etkisi
Oruçta en önemli değişim sıvı alımının kesilmesidir çünkü gün boyu su tüketilmemektedir. Susuzluk damar içi hacmi azaltabilmektedir. Bu azalma tansiyon düşüşü oluşturabilmektedir. Özellikle ani ayağa kalkışlarda baş dönmesi gelişebilmektedir.
İdrar söktürücü kullanan hastalarda sıvı kaybı zaten artmış durumdadır. Oruçla birlikte bu kayıp daha belirgin hale gelebilmektedir. Bu nedenle tansiyon ani şekilde düşebilmektedir. Düşük tansiyon bayılma riskini artırabilmektedir.
Elektrolit dengesi de etkilenmektedir çünkü böbreklerden sodyum ve potasyum atılımı sürmektedir. Potasyum düşüklüğü kalp ritmini bozabilmektedir. Bu nedenle özellikle ileri yaş hastalarda dikkat gerekmektedir.
Tansiyon İlaçlarının Oruç Sürecindeki Önemi
Hipertansiyon tedavisinde farklı ilaç grupları kullanılmaktadır çünkü her hastanın damar yapısı ve eşlik eden hastalıkları farklıdır. ACE inhibitörleri damar genişlemesi sağlamaktadır. Beta blokerler kalp hızını azaltmaktadır. Kalsiyum kanal blokerleri damar kasılmasını kontrol etmektedir.
İdrar söktürücü içeren ilaçlar sıvı atılımını artırmaktadır. Bu grup ilaçlar tansiyon kontrolünde etkili olmaktadır ancak susuzlukla birlikte hipotansiyon riskini yükseltebilmektedir. Özellikle yaz aylarında risk artabilmektedir.
Hastalar bazen ilaç saatlerini kendi kararlarıyla değiştirmektedir. Bu yaklaşım güvenli değildir çünkü tansiyon dalgalanması gelişebilmektedir. İlaç düzenlemesi mutlaka hekim kontrolünde yapılmalıdır.

Kontrolsüz Hipertansiyon ve Yüksek Risk Grubu
Tansiyon değerleri sürekli yüksek seyreden hastalarda damar duvarı hasarı oluşmaktadır. Bu hasar beyin, kalp ve böbrekleri etkilemektedir. Oruç süreci bu hastalarda ek stres oluşturabilmektedir.
Ani tansiyon yükselmesi beyin kanaması riskini artırabilmektedir. Ani düşüş ise organlara giden kan akımını azaltabilmektedir. Özellikle daha önce kalp krizi veya inme geçiren kişilerde risk daha yüksektir.
Böbrek hastalığı bulunan hipertansiyon hastaları da dikkatli olmalıdır çünkü susuzluk böbrek fonksiyonlarını bozabilmektedir. Bu nedenle ileri evre hastalarda oruç genellikle önerilmemektedir.
Yaşlı Hastalarda Oruç ve Tansiyon
İleri yaşta damar elastikiyeti azalmaktadır çünkü damar duvarı sertleşmektedir. Bu durum tansiyon dalgalanmalarını artırabilmektedir. Yaşlı bireyler susuzluğa daha hassas tepki vermektedir.
Ayrıca yaşlı hastalar genellikle birden fazla ilaç kullanmaktadır. Bu durum etkileşim riskini artırmaktadır. Oruç sürecinde ilaç saatlerinin kayması tansiyon kontrolünü zorlaştırabilmektedir. Bu nedenle yaşlı hipertansiyon hastalarında dikkat daha da önem kazanmaktadır.

Diyabet ve Hipertansiyon Birlikteliği
Diyabet ve hipertansiyon sıklıkla birlikte görülmektedir çünkü her iki hastalık da damar yapısını etkilemektedir. Bu hastalarda damar hasarı riski artmaktadır. Oruç sürecinde hem kan şekeri hem tansiyon dalgalanabilmektedir.
Kan şekeri düşmesi veya yükselmesi damar fonksiyonunu etkileyebilmektedir. Tansiyon dalgalanması bu tabloya eklendiğinde organ hasarı riski artabilmektedir. Bu nedenle çift hastalığı olan bireylerde karar daha dikkatli verilmelidir.
Oruç Öncesi Nasıl Hazırlık Yapılmalıdır?
Ramazan öncesinde tansiyon takibi yapılmalıdır çünkü son değerler risk hakkında bilgi vermektedir. Gerekirse 24 saatlik tansiyon holteri uygulanabilmektedir. Bu yöntem gün içindeki dalgalanmaları göstermektedir.
İlaç saatleri iftar ve sahura göre yeniden planlanabilmektedir. Bazı hastalarda doz ayarlaması yapılabilmektedir. Bu planlama komplikasyon riskini azaltmaktadır.
Hastalar iftar ve sahur arasında yeterli sıvı tüketmelidir. Tuz tüketimi sınırlandırılmalıdır çünkü fazla tuz tansiyonu yükseltebilmektedir. Ağır ve yağlı yemeklerden kaçınılmalıdır.
Oruç Sırasında Hangi Belirtiler Ciddiye Alınmalıdır?
Şiddetli baş ağrısı tansiyon yükselmesini gösterebilmektedir. Görme bulanıklığı ve göğüs ağrısı acil değerlendirme gerektirebilmektedir. Ani baş dönmesi tansiyon düşüşünü işaret edebilmektedir. Bayılma hissi oluştuğunda oruç bırakılmalıdır. Sağlık güvenliği her zaman öncelikli olmalıdır. Çarpıntı elektrolit dengesizliğini gösterebilmektedir. Böyle durumda tıbbi destek alınmalıdır.
Sonuç,
Tansiyon hastaları oruç kararını mutlaka bireysel değerlendirme sonrası vermelidir çünkü uzun süreli açlık ve susuzluk damar sistemi üzerinde doğrudan etki oluşturmaktadır. Özellikle kontrolsüz hipertansiyonu olan, idrar söktürücü kullanan veya ek kronik hastalığı bulunan bireyler yüksek risk taşımaktadır.
Hekim kontrolü olmadan ilaç saatlerini değiştirmek veya doz azaltmak güvenli değildir çünkü ani tansiyon yükselmesi ya da düşüşü gelişebilmektedir. Ramazan öncesinde ayrıntılı değerlendirme yapılmalıdır.
Sağlık korunmadan ibadet sürdürülebilir değildir çünkü yaşam güvenliği önceliklidir. Bu yazı bilgilendirme amaçlıdır. Teşhis ve tedavi için mutlaka doktorunuza danışınız. Bu yazı bilgilendirme amaçlıdır. Teşhis ve tedavi için mutlaka doktorunuza danışınız.
Dilerseniz diğer blog içeriklerimizi de okuyun

