Kronik hastalıklarda asıl belirleyici faktör yalnızca değerlerin yüksekliği değildir, süre çok daha kritiktir. Çünkü vücut uzun yıllar boyunca aynı riske maruz kaldığında hasar birikerek ilerler. Bu nedenle kısa süreli yükseklikler ile yıllarca süren kontrolsüzlük aynı şekilde değerlendirilmemelidir. Özellikle kalp ve damar sistemi bu uzun süreli yıpranmadan doğrudan etkilenir. Bu yüzden riskin ne kadar süredir devam ettiği mutlaka dikkate alınmalıdır.
Anlık Yüksek Değerler Her Zaman Tehlike Anlamına Gelmez
Zaman zaman tansiyon, şeker veya kolesterol değerleri geçici olarak yükselebilir. Ancak bu durum her zaman ciddi bir risk oluşturmaz. Çünkü stres, uykusuzluk veya enfeksiyon gibi geçici faktörler değerleri yükseltebilir. Eğer bu yüksekliğe hızlı şekilde müdahale edilirse risk kalıcı olmaz. Bu nedenle tek ölçümle panik yapmak çoğu zaman doğru değildir. Asıl önemli olan bu değerlerin uzun süre yüksek kalıp kalmadığıdır.
Uzun Süre Kontrolsüz Hastalıklar Vücudu Yıpratır
Yıllardır kontrol altına alınmamış tansiyon veya şeker hastalığı ciddi sonuçlar doğurabilir. Çünkü damarlar uzun süre yüksek basınca veya şekere maruz kalır. Bu durum damar sertliği gelişimini hızlandırır. Ayrıca kalp, böbrek ve beyin zamanla zarar görür. Bu hasar genellikle sessiz ilerler ve geç fark edilir. Bu nedenle uzun süreli kontrolsüzlük en büyük tehlikedir.
Tansiyon Hastalığında Süre Riskin Temel Belirleyicisidir
Uzun yıllardır tansiyon hastası olmak, kalp krizi riskini belirgin şekilde artırır. Özellikle tansiyon değerleri sürekli yüksek seyrediyorsa risk katlanarak büyür. Ancak ilaç kullanarak tansiyon düşürüldüğünde bu risk önemli ölçüde azalır. Çünkü damarlar daha düşük basınca maruz kalır. Bu durum kalbin yükünü azaltır ve hasarı yavaşlatır.
İlaç Kullanan Hastada Risk Neden Daha Düşüktür?
İlaç kullanan bir hastada değerler kontrol altında tutulur. Bu sayede risk faktörleri aktif olarak azaltılmış olur. Örneğin tansiyonu ilaçla düşürülen bir kişi, yüksek tansiyonun zararlarından korunur. Aynı zamanda damar yapısı daha az yıpranır. Bu nedenle ilaç kullanmak riski artırmaz, aksine riski azaltır. Kontrol altına alınan hastalık her zaman daha güvenlidir.
Aynı Değerler Aynı Riski Taşımaz
İki kişinin tansiyon değerleri benzer olabilir, ancak riskleri aynı değildir. Çünkü önemli olan bu değerlere ne kadar süredir maruz kalındığıdır. Yıllardır yüksek seyreden tansiyon daha fazla hasar bırakır. Buna karşılık yeni başlayan ve hızlı kontrol edilen yüksek tansiyon daha az risklidir. Bu fark çoğu zaman göz ardı edilir. Ancak klinik açıdan son derece kritiktir.
Şeker Hastalığında Süre Daha da Belirleyicidir
Uzun süreli yüksek kan şekeri damar iç yüzeyine zarar verir. Bu durum kalp damar hastalıklarının temelini oluşturur. Ayrıca böbrek yetmezliği ve sinir hasarı gelişebilir. Eğer şeker hastalığı erken dönemde kontrol altına alınırsa bu riskler azalır. Ancak yıllarca müdahale edilmezse kalıcı hasar kaçınılmaz hale gelir. Bu nedenle süre burada da kilit faktördür.
Kolesterol Yüksekliğinde Sessiz Tehlike
Kolesterol yüksekliği genellikle belirti vermez. Ancak damarlar yıllar boyunca sessizce hasar görür. Özellikle LDL kolesterol yüksekliği damar sertliğini hızlandırır. Eğer bu durum uzun süre devam ederse kalp krizi riski ciddi şekilde artar. Kolesterol ilaçları bu süreci durdurabilir. Bu nedenle ilaç kullanmamak daha büyük risk oluşturur.
İlaçlardan Korkmak Yerine Kontrolsüz Hastalıktan Korkulmalıdır
Toplumda ilaçlara karşı ciddi bir korku bulunmaktadır. Ancak bu korku çoğu zaman bilimsel değildir. Asıl korkulması gereken kontrolsüz hastalıktır. Çünkü ilaçlar riski azaltmak için kullanılır. Kontrolsüz tansiyon, şeker veya kolesterol vücudu yavaş yavaş yıpratır. Bu hasar geri dönüşsüz olabilir. Bu nedenle ilaç tedavisi bir korunma aracıdır.
Risk Süresi Azaldıkça Hasar Olasılığı da Azalır
Risk faktörleri ne kadar kısa sürerse hasar ihtimali o kadar düşer. Erken tanı bu nedenle hayati önem taşır. Düzenli kontroller sayesinde hastalıklar erken yakalanabilir. Böylece hızlı müdahale ile risk süresi kısaltılır. Bu yaklaşım kalp ve damar sağlığını korur. Aynı zamanda yaşam kalitesini artırır.
Tedavide Hedef Değerler Neden Önemlidir?
Tedavide yalnızca ilaç vermek yeterli değildir. Hedef değerlere ulaşmak esastır. Çünkü hedefe ulaşılmadığında risk devam eder. İlaç kullanmasına rağmen tansiyon yüksek seyreden kişi hâlâ risk altındadır. Bu nedenle tedavi düzenli takip gerektirir. Doz ve ilaç seçimi buna göre ayarlanmalıdır.
Süreyi Kısaltmak Hayat Kurtarır
Kronik hastalıklarda asıl mücadele risk süresiyle yapılır. Değerleri ne kadar erken düşürürseniz o kadar korunursunuz. İlaçlar bu süreci kısaltmanın en etkili yoludur. Kontrol altına alınan hastalık vücudu korur. Kontrolsüz hastalık ise sessizce zarar verir. Bu nedenle bilinçli takip ve tedavi hayati önem taşır.
Bu yazı bilgilendirme amaçlıdır. Teşhis ve tedavi için mutlaka doktorunuza danışınız.
Dilerseniz diğer blog içeriklerimizi de okuyun.

