Paget-Schroetter Sendromu, efor trombozu olarak da adlandırılan nadir bir damar hastalığıdır. Genellikle genç yetişkinlerde, özellikle spor yapan erkeklerde görülmektedir. Bu sendrom, kol damarlarında oluşan pıhtıya bağlı olarak ortaya çıkar ve kolun dolaşımını ciddi şekilde bozabilir. Spor sırasında veya sonrasında kolda şişlik, ağrı ve uyuşukluk gibi belirtiler gelişebilir. Ancak çoğu kişi bu durumu yalnızca kas yaralanması veya travma olarak değerlendirebilir. Bu nedenle doğru tanı için hızlı ve dikkatli bir değerlendirme şarttır.
Paget-Schroetter Sendromu, özellikle köprücük kemiği ile birinci kaburga arasında damar sıkışması sonucu oluşur. Damarın sıkışması pıhtı oluşumuna yol açar ve tedavi edilmezse ciddi komplikasyonlara neden olabilir. Genç sporcularda daha sık görülse de her yaşta ortaya çıkabilir ve ihmal edilmemelidir.
Kimlerde Daha Sık Görülür?
Paget-Schroetter Sendromu genellikle 20-30 yaş arasındaki erkeklerde daha sık görülmektedir. Bunun en önemli nedeni, spor ve egzersiz sırasında kol damarlarının travmaya maruz kalmasıdır. Özellikle ağır kaldırma, yüzme veya basketbol gibi üst ekstremiteyi yoğun kullanan sporlar risk oluşturur.
Ayrıca erkeklerde kas ve damar yapısının genç yaşlarda daha yoğun olması, pıhtı oluşumunu kolaylaştırmaktadır. Spor sırasında damarlar, köprücük kemiği ve kaburga arasındaki dar alanda sıkışabilir. Bu sıkışma damar içinde pıhtı oluşumuna yol açar. Kadınlarda daha nadir görülse de spor yapıyorsa dikkat edilmesi gerekir.
Belirtiler ve Uyarıcı İşaretler
Paget-Schroetter Sendromu belirtileri genellikle spor sonrası ortaya çıkar. En sık görülen şikayetler kolda şişlik, ağrı, uyuşma ve bazen morarmadır. Bu belirtiler çoğu zaman kas yaralanması veya zorlanması ile karıştırılabilir.
Özellikle spor sonrası kolun normalden büyük oranda şişmesi, parmaklarda uyuşma veya ağrı hissi dikkat edilmesi gereken işaretlerdir. Eğer bu belirtiler birkaç saat veya gün boyunca geçmezse, mutlaka damar pıhtısı düşünülmelidir. Erken tanı, komplikasyonları önlemede kritik rol oynar ve tedavi başarısını artırır.
Paget-Schroetter Sendromunun Oluşma Mekanizması
Paget-Schroetter Sendromu genellikle damar yaralanması ve sıkışmaya bağlı olarak gelişir. Özellikle subklavian ven (köprücük altı toplardamarı) köprücük kemiği ve birinci kaburga arasında sıkıştığında pıhtı oluşur. Spor sırasında kolun aşırı gerilmesi veya tekrarlayan hareketler damar duvarında hasar oluşturabilir.
Bu hasar, pıhtı oluşumunu tetikler ve damarın tıkanmasına yol açabilir. Tıkanan damar kolun normal dolaşımını engeller ve şişlik, ağrı ve bazen renk değişikliği gibi belirtilerle kendini gösterir. Ayrıca bu durum tedavi edilmezse, pıhtının akciğer embolisine dönüşme riski vardır.
Tanı Nasıl Konulur?
Paget-Schroetter Sendromu tanısı genellikle klinik bulgular ve görüntüleme yöntemleri ile konur. Doktor, öncelikle spor sonrası kolda şişlik, ağrı ve uyuşma gibi belirtileri değerlendirir. Ardından ultrason doppler veya BT/MR anjiyografi gibi görüntüleme yöntemleri ile damar içindeki pıhtı tespit edilir.
Erken tanı oldukça önemlidir, çünkü tedavi edilmeyen pıhtılar kalıcı damar hasarına veya akciğere pıhtı atmasına neden olabilir. Bu nedenle spor sonrası kolda şişlik veya ağrı olan kişiler kesinlikle gecikmeden kalp damar cerrahına veya hematoloji uzmanına başvurmalıdır.
Tedavi Yöntemleri
Paget-Schroetter Sendromu tedavisinde amaç, pıhtının çözülmesini sağlamak ve damarın tekrar tıkanmasını önlemektir. Tedavi yöntemleri şunları içerir:
- Antikoagülan ilaçlar: Pıhtının büyümesini önler ve kanın pıhtılaşmasını azaltır.
- Trombolitik tedavi: Bazı durumlarda pıhtının eritilmesi için kullanılan ilaçlar uygulanır.
- Cerrahi müdahale: Damarın sıkıştığı alanın açılması veya köprücük kemiği ve kaburga arasındaki basıncın azaltılması gerekebilir.
- Fizik tedavi: Kol kaslarının güçlendirilmesi ve dolaşımın desteklenmesi amaçlanır.
Tedavi planı, pıhtının boyutuna, hastanın yaşına ve genel sağlık durumuna göre kişiye özel belirlenir. Erken müdahale, kalıcı damar hasarını önler ve iyileşme sürecini hızlandırır.
Sporcular için Özel Uyarılar
Sporcular Paget-Schroetter Sendromu riskine karşı bilinçli olmalıdır. Özellikle yoğun antrenman sonrası kol şişliği veya ağrı hissi yaşayan kişiler, bunu sadece kas yorgunluğu olarak değerlendirmemelidir.
Egzersiz sırasında tekrarlayan kol hareketleri damar sıkışmasına neden olabilir. Bu nedenle sporcular düzenli olarak damar sağlığı kontrolleri yaptırmalı ve şüpheli belirtiler olduğunda vakit kaybetmeden doktora başvurmalıdır. Ayrıca ağırlık kaldırma veya üst ekstremiteyi zorlayan hareketler sırasında dikkatli olmak gerekir.
Komplikasyonlar ve Riskler
Tedavi edilmemiş Paget-Schroetter Sendromu ciddi komplikasyonlara yol açabilir.
En önemli riskler arasında:
- Akciğer embolisi: Pıhtının kopup akciğere gitmesi yaşamı tehdit eder.
- Damar tıkanıklığı: Kalıcı kol şişliği ve dolaşım bozukluğu oluşabilir.
- Kronik ağrı ve hareket kısıtlılığı: Kolun normal fonksiyonları etkilenebilir.
Bu nedenle spor sonrası kolda belirgin şişlik, ağrı veya renk değişikliği yaşandığında vakit kaybetmeden değerlendirme yapılmalıdır.
Önleyici Tedbirler
Paget-Schroetter Sendromunu tamamen önlemek mümkün olmasa da bazı önlemler riski azaltabilir.
Sporcular:
- Isınma ve esneme hareketlerini düzenli yapmalıdır.
- Kol ve omuz kaslarını güçlendiren egzersizler uygulamalıdır.
- Aşırı yüklenmeden kaçınmalıdır.
- Şüpheli durumlarda erken doktor kontrolü yaptırmalıdır.
Damar sıkışması riskini azaltmak için spor sırasında teknik ve doğru hareketler öğrenilmelidir. Ayrıca tekrar eden travmaların önlenmesi, pıhtı oluşum riskini düşürür.
Özetle,
Paget-Schroetter Sendromu, genç ve spor yapan kişilerde kol damarında oluşan pıhtının yol açtığı ciddi bir sağlık problemidir. Spor sonrası kol şişliği, ağrı veya uyuşma yaşandığında, bunu yalnızca kas yaralanması olarak görmek yanlış olur.
Doğru tanı ve erken müdahale, kalıcı damar hasarını ve komplikasyonları önler. Tedavi antikoagülanlar, trombolitik ilaçlar ve gerekirse cerrahi müdahaleyi içerir. Sporcuların bilinçli olması, düzenli kontrol ve erken başvuru, tedavi başarısını artırır.
Kısaca, spor sonrası kolda problem yaşadığınızda yalnızca kas yaralanması düşünmemek ve kalp damar cerrahına başvurmak hayati önem taşır.
Bu yazı bilgilendirme amaçlıdır. Teşhis ve tedavi için mutlaka doktorunuza danışınız.
Dilerseniz diğer blog içeriklerimizi de okuyun

