Göğüs Ağrısı Neden Olur? Göğüs Ağrısı Nedenleri Nelerdir?

Blog
Göğüs Ağrısı

Göğüs Ağrısı Neden Olur? Göğüs Ağrısı Nedenleri Nelerdir?

Göğüs ağrısının en tehlikeli nedeni kalp krizi olarak kabul edilmektedir ve her zaman öncelikle değerlendirilmelidir. Baskı, sıkışma veya yanma hissi kalp kasının oksijensiz kaldığını düşündürür ve bu durum acil müdahale gerektirir. Ağrı genellikle göğsün ortasında başlar ve kola, sırta veya çeneye yayılabilmektedir. Bu yayılım kalp krizinin klasik belirtileri arasında yer alır ve tanısal değeri yüksektir. Ayrıca soğuk terleme, mide bulantısı ve ani halsizlik tabloyu daha da ciddileştirir. Bu belirtiler birlikte görüldüğünde zaman kaybı kalp kasında kalıcı hasara yol açabilmektedir. Erken tanı ile açılan damarlar kalp fonksiyonlarının korunmasını sağlar. Bu nedenle bu tür göğüs ağrıları kesinlikle hafife alınmamalıdır.

Ani ve Çok Şiddetli Göğüs Ağrısı Ne Anlama Gelir?

Ani başlayan ve kısa sürede hızla şiddetlenen göğüs ağrısı kalp krizinden farklı bir tabloyu düşündürür. Bu durumda aort yırtılması olasılığı mutlaka akla gelmelidir. Aort yırtılmasına bağlı ağrı genellikle bıçak saplanır tarzda tarif edilir ve çok şiddetlidir. Hastalar çoğu zaman bu ağrıyı hayatlarında yaşadıkları en şiddetli ağrı olarak tanımlar. Kalp krizinde ağrı genellikle yavaş artarken, aort yırtılmasında ani zirve yapar. Bu ayırt edici özellik tanı açısından büyük önem taşır. Aort yırtılması hızla ölümcül hale gelebileceği için acil müdahale şarttır. Bu nedenle ani ve çok şiddetli göğüs ağrılarında zaman kaybetmeden hastaneye başvurulmalıdır.

Nefesle Artan Göğüs Ağrısı Kalbi mi Gösterir?

Nefes almakla artan göğüs ağrısı çoğu zaman kalpten çok akciğer kaynaklı sorunları düşündürür. Özellikle akciğer zarı hastalıkları ve akciğer embolisi bu tip ağrılarla ortaya çıkabilir. Ağrı derin nefesle belirgin şekilde artıyorsa kalp dışı nedenler ön plana çıkar. Ancak nadiren kalp zarı iltihaplanması durumunda da nefesle artan ağrı görülebilmektedir. Bu tabloda ağrı öne eğilince azalır ve arkaya yaslanınca artar. Bu özellik tanıda oldukça yardımcıdır. Kalp zarı iltihaplarında ağrı genellikle sürekli seyreder ve pozisyonla değişir. Bu nedenle ağrının nefes ve pozisyonla ilişkisi dikkatle sorgulanmalıdır.

Mide Kaynaklı Göğüs Ağrıları Ne Kadar Ciddidir?

Reflü, gastrit ve ülser gibi mide kaynaklı problemler göğüs ağrısına neden olabilmektedir ve bazen kalp ağrısıyla karışır. Bu ağrılar genellikle yanma şeklinde hissedilir ve yemeklerle ilişkilidir. Özellikle gece yatınca artan göğüs ağrıları mide asidiyle ilişkili olabilmektedir. Antiasit ilaçlarla azalan ağrılar mide kaynaklı sorunları düşündürür. Ancak bu durum kalp hastalığını tamamen dışlamaz. Çünkü bazı kalp krizleri mide ağrısı benzeri belirtilerle ortaya çıkabilir. Bu nedenle mide şikayeti gibi görünen göğüs ağrıları da dikkatle değerlendirilmelidir. Özellikle risk faktörleri bulunan bireylerde kalp mutlaka dışlanmalıdır.

Dokunmakla Artan Göğüs Ağrısı Ne Anlama Gelir?

Dokunmakla artan ve parmakla net şekilde gösterilebilen göğüs ağrıları çoğunlukla kas iskelet sistemi kaynaklıdır. Bu ağrılar genellikle kas spazmı, kaburga eklemi sorunları veya kas zorlanmalarıyla ilişkilidir. Ağrı belirli bir noktada sınırlıdır ve hareketle artış gösterebilir. Bu özellikler kalp ve akciğer kaynaklı ağrılardan ayırt edilmesini sağlar. Kalp ağrıları genellikle yaygın hissedilir ve noktasal değildir. Bu nedenle bastırmakla artan ağrılar büyük oranda kalp dışı nedenleri düşündürür. Ancak kesin tanı için klinik değerlendirme yine de önemlidir.

Göğüs Ağrısı Ne Zaman Ciddiye Alınmalıdır?

Göğüs ağrısı özellikle yeni başlamışsa mutlaka ciddiye alınmalıdır. Ağrıya nefes darlığı, terleme veya bayılma eşlik ediyorsa risk artar. 40 yaş üzeri bireylerde göğüs ağrısı daha dikkatli değerlendirilmelidir. Sigara, hipertansiyon ve kolesterol yüksekliği risk faktörleri arasında yer alır. Bu faktörler varlığında göğüs ağrısı kalp kaynaklı olabilmektedir. Erken başvuru hayat kurtarıcı olabilir. Bu nedenle şüpheli her göğüs ağrısında tıbbi değerlendirme şarttır.

Bu yazı bilgilendirme amaçlıdır. Teşhis ve tedavi için mutlaka doktorunuza danışınız.

Dilerseniz diğer blog içeriklerimizi de okuyun.

Paylaş :