Kan Sulandırıcı Ne Zaman Kesilir?

Blog
kan sulandırıcı

Kan Sulandırıcı Ne Zaman Kesilir?

Kan sulandırıcı ilaçlar pıhtı oluşumunu azaltır ve hayati damar tıkanıklıklarını önler. Bu ilaçlar kalp, beyin ve damar hastalıklarında sıklıkla kullanılmaktadır çünkü pıhtı riski yüksektir. Özellikle kalp damar hastalıklarında bu ilaçlar yaşam süresini uzatır ve komplikasyonları azaltır.

Kan sulandırıcılar rastgele verilmemektedir. Mutlaka tıbbi bir endikasyona dayanmaktadır. Bu nedenle ilacın kesilmesi ciddi sonuçlar doğurabilir ve dikkatle değerlendirilmelidir. Hastalar bu ilaçları kullanırken yan etkileri doğru yorumlamalıdır.

Kan Sulandırıcı Kullanım Endikasyonları

Kan sulandırıcılar stent takılan hastalarda damar tıkanıklığını önlemek amacıyla kullanılmaktadır. Ayrıca bypass ameliyatı geçiren hastalarda damar açıklığını korumak için tercih edilmektedir. Bu ilaçlar kalp krizi sonrası pıhtı riskini azaltmak için de verilmektedir.

Ritim bozukluğu olan hastalarda beyne pıhtı atmasını önlemek temel hedeftir. Özellikle atriyal fibrilasyon hastalarında kan sulandırıcılar hayati öneme sahiptir. Beyin damar tıkanıklığı öyküsü olan hastalarda da düzenli kullanım gerekir.

Kan Sulandırıcıların Beklenen Yan Etkileri

Kan sulandırıcı kullanırken bazı yan etkiler görülmesi beklenen bir durumdur. Ciltte morarmalar ve küçük kanamalar sık karşılaşılan yan etkilerdendir. Bu etkiler ilacın mekanizmasıyla doğrudan ilişkilidir.

Vücutta oluşan küçük morluklar genellikle ciddi bir soruna işaret etmez. Özellikle çarpma sonrası morarma daha kolay gelişebilmektedir. Bu durumlar çoğu zaman ilacı kesme gereği doğurmaz.

Vücutta Morarma Kan Sulandırıcıyı Kestirir mi?

Kan sulandırıcı kullanırken vücutta morarmalar görülmesi çoğunlukla önemsenmemektedir. Çünkü bu durum ilacın pıhtılaşmayı azaltıcı etkisinden kaynaklanır. Küçük ve yaygın olmayan morarmalar beklenen yan etkilerdendir.

Eğer ciddi ve kontrolsüz bir kanama yoksa ilaç kesilmemelidir. Aksi halde pıhtı riski hızla artabilir ve hayati sorunlar gelişebilir. Bu nedenle morarma tek başına kesme endikasyonu değildir. Ayrıca morarmaların sıklığı ve büyüklüğü düzenli takip edilmelidir çünkü ani artışlar değerlendirme gerektirir. Ancak çoğu hastada bu morluklar zamanla azalır ve tedaviye uyumla sorun oluşturmaz. Bu nedenle hasta bilinçli olmalı ve paniğe kapılmadan doktoruyla iletişim kurmalıdır.

Burun Kanaması ve Kan Sulandırıcı İlişkisi

Kan sulandırıcı kullanan hastalarda burun kanaması görülebilir ve bu durum sık yaşanır. Ancak burun kanaması ilacı hemen kesmek için yeterli bir neden değildir. Öncelikle burun içi nedenler değerlendirilmelidir.

Burun kuruluğu, damar çatlakları veya enfeksiyonlar kanamaya yol açabilmektedir. Bu sorunlar tedavi edildiğinde kanama çoğunlukla durur. Böyle durumlarda kan sulandırıcıya devam edilmesi gerekir. Ayrıca tekrarlayan burun kanamalarında kulak burun boğaz değerlendirmesi yapılmalıdır ve lokal tedaviler uygulanabilir. Böylece kanama kontrol altına alınmakta ve kan sulandırıcı tedavisi güvenle sürdürülmektedir.

Diş Eti Kanaması ve Günlük Küçük Kanamalar

Kan sulandırıcı kullanan hastalarda diş eti kanamaları görülebilmektedir ve sık rastlanmaktadır. Diş fırçalarken olan kanamalar genellikle yüzeyseldir ve tehlikeli değildir. Ağız hijyeninin düzeltilmesiyle bu kanamalar azalabilmektedir.

Günlük hayatta küçük kesilerde kanamanın uzun sürmesi de beklenebilmektedir. Bu durum ilacın etkisini göstermekte ve çoğu zaman normal kabul edilmektedir. Bu nedenle tek başına ilaç kesilmemelidir. Ancak kanamalar şiddetlenirse diş hekimi kontrolü yapılmalıdır ve altta yatan sorunlar araştırılmalıdır. Böylece kanama nedeni düzeltilir ve kan sulandırıcı tedaviye güvenle devam edilir.

Kan Sulandırıcıların Ani Kesilmesinin Riskleri

Kan sulandırıcıların ani kesilmesi pıhtı riskini ciddi şekilde artırır. Stent takılan hastalarda stent tıkanıklığı gelişebilmekte ve kalp krizi oluşabilmektedir. Bypass damarları da kısa sürede tıkanma riski taşır. Ritim bozukluğu olan hastalarda ilacın kesilmesi beyne pıhtı atılmasına yol açabilmektedir. Bu pıhtılar daha büyük olabilir ve kalıcı felç riski oluşturabilir. Bu nedenle kesme kararı çok dikkatli verilmelidir.

Ayrıca ani kesilme sonrası oluşan pıhtılar hayati organlarda ciddi hasara yol açabilmektedir. Bu nedenle kan sulandırıcılar hekim kontrolü olmadan asla bırakılmamalıdır.

Beyin Damar Hastalıklarında Kan Sulandırıcı Önemi

Beyne pıhtı atması öyküsü olan hastalarda kan sulandırıcılar koruyucu tedavi sağlar. İlacın kesilmesi durumunda aynı olay tekrar yaşanabilmektedir. Tekrarlayan inmeler daha ağır sonuçlar doğurabilmektedir.

Bu nedenle küçük kanamalar göz ardı edilmelidir ve ana hastalık unutulmamalıdır. Çünkü asıl risk kanama değil pıhtı oluşumudur. Tedavi dengesi bu bakışla değerlendirilmelidir.

Hangi Durumlarda Kan Sulandırıcı Kesilebilir

Kan sulandırıcılar sadece ciddi ve hayatı tehdit eden kanamalarda kesilebilir. Beyin kanaması veya kontrolsüz iç kanamalar bu duruma örnektir. Böyle durumlarda mutlaka uzman hekim değerlendirmesi gerekir. Hafif ve orta düzey kanamalar genellikle kesme gerektirmez. Bunun yerine kanama nedeni tedavi edilmelidir. İlacın faydası çoğu zaman riskinden fazladır.

Ayrıca ameliyat veya girişim öncesi geçici kesilme planlanabilir ve bu karar hekimce verilmelidir. Bu süreçte pıhtı riskine karşı uygun önlemler mutlaka alınmalıdır.

Kan Sulandırıcı Kesmeden Önce Doktora Danışın

Kan sulandırıcılar mutlaka kardiyoloji veya ilgili uzman kontrolünde kullanılmalıdır. Hastalar kendi kararlarıyla ilacı kesmemelidir. Çünkü sonuçlar geri dönüşsüz olabilir.

Özetle morarma, burun kanaması veya diş eti kanaması tek başına kesme nedeni değildir. Bu durumlarda doktorunuza danışmanız en doğru yaklaşımdır. Kan sulandırıcılar hayat kurtaran ilaçlardır ve bilinçli kullanılmalıdır.

Bu yazı bilgilendirme amaçlıdır. Teşhis ve tedavi için mutlaka doktorunuza danışınız.

Dilerseniz diğer blog içeriklerimizi de okuyun.

Paylaş :